

One Hundred Days, One Bowl of Rice
After being laid off by a major tech company, Lin Wanqiu returns to her old neighborhood and takes over the heartwarming diner her grandmother left behind. The welcoming sign above the door is still there, but the accounts hold only 4,300 yuan, while the 9.9-yuan sign at the chain restaurant across the street looms over her like a mountain. She makes a promise: Give me one hundred days. A set-price all-you-can-eat meal saves the struggling kitchen. A collection of taste cards remembering details like 'You don't eat scallions' wins back the people of the neighborhood, one by one. A handwritten note from a mute couple, two halves of a debt note that fit together, a burnt fish dish in the middle of the night, and a candlelit neighborhood feast gradually teach her that her grandmother was never just feeding people a bowl of rice. As long as the fire in the kitchen keeps burning, the bonds between people will never fall apart.
Main characters: Lin Wanqiu, Uncle Qin
Supporting characters: Grandpa Zhou
Also known as: 一百天,一碗饭
Yüz Gün, Bir Kâse Pilav (65 bölüm)
Büyük bir teknoloji şirketinden işten çıkarılan Lin Wanqiu, eski mahallesine dönerek büyükannesinin geride bıraktığı sıcak yemek lokantasını devralır. Kapı…
Büyük bir teknoloji şirketinden işten çıkarılan Lin Wanqiu, eski mahallesine dönerek büyükannesinin geride bıraktığı sıcak yemek lokantasını devralır. Kapı perdesindeki 'Sıcaklık' yazısı hâlâ eskisi gibidir, ancak hesapta yalnızca 4.300 yuan kalmıştır. Karşıdaki zincir restoranın 9,9 yuanlık tabelası ise onu nefessiz bırakacak kadar baskı altına alır. Bir söz verir: Bana yüz gün verin. Doyana kadar yemek sunan sabit fiyatlı bir menü, kapanmanın eşiğindeki mutfağı kurtarır. 'Yeşil soğan yemezsiniz' gibi ayrıntıları hatırlayan lezzet kartları, bütün mahallenin güvenini yeniden kazanmasını sağlar. Konuşamayan bir çiftin bıraktığı not, birleştirilmesi gereken iki sayfalık borç senedi, gece yarısı yanan balık yemeği ve mum ışığında düzenlenen büyük mahalle ziyafeti, ona büyükannesinin insanlara hiçbir zaman yalnızca bir kâse pilav vermediğini yavaş yavaş öğretir. Ocaktaki ateş sönmediği sürece insanların gönül bağları da kopmayacaktır.
一百天,一碗饭 · One Hundred Days, One Bowl of Rice